Yavuz Tunç: “Yemen Metal, entegre bir Çelik Servis Merkezi hizmeti sunacak”
Pazartesi, 06 Haziran 2011 12:20:07 (GMT+2)
Etiketler: galvanizli , yassı ürünler , Türkiye , Orta Doğu , Avrupa Birliğinde Olmayanlar , Akdeniz | benzer haberler »Ağırlıklı olarak boyalı sac ve galvanizli malzemeyle çalışan Yemen Metal'in Genel Müdürü Yavuz Tunç, firmanın Çelik Servis Merkezi yatırımıyla ilgili bilgi verirken, 2011 yılının ilk yarısını değerlendirdi ve geleceğe dair piyasa hakkındaki görüşlerini belirtti.
Yemen Metal'in okuyucularımıza tanıtmak ister misiniz?
2005 yılında sektöre giriş yapmış olan Yemen Metal, galvaniz, aluzinc (galvalume) ve boyalı sac gibi kaplamalı çelik ürünlerinde uzmanlaşmış bir ticaret firmasıdır. Yemen Metal bir aile şirketi olarak kurulmuştur. Sektöre 1993 yılında giriş yaptım, 18 yıllık tecrübemin ışığında Genel Müdürlük görevini sürdürürken, Medeni Tunç Dış Ticaret'ten sorumludur, asıl patron Yemen Tunç ise jokey olarak sporculuk hayatını sürdürmektedir. Şirketimiz ekseriyetle malzemeleri dış ticaret yoluyla getirtmekte ve iç piyasaya da pazar oluşturmaktadır. Stoklarımızı Avrupa, Çin, Asya ve Balkan ülkelerinden tedarik etmekteyiz. Gerek yurt dışı kaynaklardan tedarik ile gerekse yurt içindeki stoklarımızla müşterilerimize doğru kaliteyi doğru fiyata tedarik etmek hedefimizdir. Aynı zamanda müşterilerimiz talebi üzerine DKP, silisli ve elektro galvaniz saclar da tedarik etmekteyiz. Kesme, dilme ve boyama hizmetleri de sunuyoruz. Yemen Metal olarak 2005 yılında ticaret hayatına atıldığı günden bu yana tek amacımız, müşterilerimiz ve iş ortaklarımızla karşılıklı güven ve dostluk için iş birliği yapmak oldu.
Sektöre girdiğimiz 2005 yılında boyalı sac çok yaygın ve herkesin tanıdığı bildiği bir malzeme değildi. Sacın çok çeşitleri olduğu malumunuz, biz belirli çeşitlere odaklanmak istedik. Dolayısıyla, boyalı, galvanizli ve alüminyum kaplı malzemeye dönük ticari faaliyet sürdürmek istedik. Kısa sürede piyasada tanınan ve aranan bir firma olduk. Bu gerçeğin neticesinde geçen yıl yatırım kararı aldık. Geçen yıla kadar ithalat ağırlıklı olarak malzeme ihtiyacı olan müşterilere en verimli şekilde malzeme tedariki sağlayan bir ticaret firmasıydık. Özellikle Çin'den gelen malzemeler de cazipti ve vergisiz kısımda çok ticaret yaptık. Vergili kısımda ise ihracatçı firmalarla dahili işlem belgeleriyle ihraç kayıtlı malzeme tedariki gerçekleştirdik.
Yemen Metal olarak Çelik Servis Merkezi yatırımınızla entegre tesis olma yolunda çalışmalarınız bulunmakta. ÇSM yatırımının ne zaman başladığı, ne zaman tamamlandığı konusunda okuyucularımıza bilgi verebilir misiniz?
Biraz önce belirttiğim gibi, geçen yıl itibariyle yatırım kararı almıştık. Aldığımız karar neticesinde öncelikle depo tutup makine siparişi verdik. Dilme ve boy kesme makinelerinin ÇSM'lerde temel unsur olduğu açık. Bunun yanında şekillendirmeye yönelik makineler de var. Özellikle çatı cephe kaplamalarında kullanılan trapez sacların tedariki ya da imalatı yönünde de bu yatırım içinde bulunduğumuz depo ile önem kazandı.
Yapılan yatırımla, 0,30-3,00 kalınlıklar arasında 1,600 mm'ye kadar genişlik töleransı ebatlarda 15 mt açıcı kapasiteli dilme hattı ve aynı özelliklerde boy kesme hattı kuruldu. 2011 yılının ikinci çeyreğinde tamamlanan bu yatırımla 27/200 + 38/151 formatlarında trapez, sinüs oluk hatları ve abkant, giyotin makineleri ile aksesuar ve benzeri işerde de kaliteli hizmet sunabileceğimiz entegre bir ÇSM oluşturma anlayışındayız.
Makinelerimizi yerli üretim seçtik. Avrupa'da İtalya ve Almanya'nın bu makinelerde başarılı olduğu bilinen bir gerçek, ancak araştırmalarımız neticesinde Türkiye'de makinelerin son sistemle ve daha uygun bütçeyle yapıldığını gördük. Yatırımlarda geri dönüşüm önemlidir. Bu açıdan da, yatırımı kendisini daha kısa sürede amorti edeceği şekilde düşündük.
Yatırımı gerçekleştirirken, alternatif oluşturmaya önem verdik. Malzeme satışında da aynı anlayışı uyguluyoruz. Talebe karşılık, Çin malı, Avrupa menşeli ya da yerli üretim malzeme seçeneklerini belirtiyoruz. Özellikleri ve fiyatları kuşkusuz aynı olmuyor. Bana sorarsanız, yurt dışında da o kadar fabrika gezmiş bir çelik piyasası mensubu olarak, Erdemir kalitesinde malzeme görmedim diyebilirim.
Ticaret firması olarak ağırlıkla hangi bölgelerden tedarik sağlamaktasınız?
Malzemede ağırlıklı olarak galvanizli ve boyalıda Çin, Slovakya, Fransa, Belçika ve İsveç'ten ithalat yapıyoruz. Rusya'da galvaniz üretimi olmadığından o bölgeyle çalışmıyoruz. Türkiye'de ise satışımız ağırlıklı olarak Marmara Bölgesi olmakla birlikte, sanayisi yeterli olmayan Doğu Anadolu hariç, tüm Türkiye'ye satış yapmaktayız.
Türkiye'de son dönemde yatırımla artan yassı ürün ve özellikle de galvanizli-boyalı sac kapasiteleri hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizin tedarik anlayışınıza göre bu yatırımları nasıl değerlendirmektesiniz?
MMK - Atakaş yatırımında 400.000 ton kapasiteyle boyalı, bir milyon ton kapasiteyle de galvanizli üretimi olacak. Türkiye geneline baktığımızda, son veriler, ülkenin yassı mamül tüketimini 13 milyon ton seviyesinde belirlemektedir. Üretimi tüketimle değerlendirdiğimizde yatırımlara rağmen bir açık var. MMK - Atakaş yatırımı bu açıdan hem Dilovası hem de İskenderun tesisleriyle ve hatırı sayılır yatırım kapasitesiyle dikkat çekti. Ayrıca Çolakoğlu'nun hadde yatırımı da dikkat çekti. Tüm bu yatırımlar kuşkusuz isabetli oldu. Boyalı konusunda, Türkiye'nin yıllık tüketimi 500-600 bin ton seviyesindeyken, mevcut kapasitelerin bu rakamın üzerinde olduğunu görüyoruz. Bu noktada Türkiye'nin yapması gereken en önemli şeyin dış pazarlara, ihracata yönelmek olduğu gözüküyor. Bu anlamda MMK-Atakaş yatırımının yer olacak son derece isabetli olduğu fikrindeyim. Nasıl ki Belçika Antwerp limanı Avrupa'da lojistik üs görevi görüyorsa, İskenderun limanının da Orta Doğu'ya açılan çok önemli bir lojistik üs olduğu düşüncesindeyim. Bu türlü yatırımların kıyıya yakın olması her zaman isabetli oluyor, taşıma maliyetleri konusunda önemli avantajlar sağlanıyor.
Türkiye en azından boyalı-galvaniz kaleminde ithalattan arınmış olacak. Yaptığınız ihracatın ithalata bağlı olması sıkıntılı bir durum. İhracatı, yerel üretimle gerçekleştirmeyi sağlayacaksınız ki yarar sağlayasınız. Enerji ülkedeki en önemli sorunlardan. Enerji tüketiminin dışarıdan sağlanması sanayiyi sıkıntıya sürüklüyor. Enerji tüketimini de içeriden sağlamalıyız. Ayrıca Türkiye'nin coğrafi konumunu yeterince değerlendiremiyoruz. Artan nüfusa paralel olarak istihdam konusunda ihtiyacın yanı sıra, hem üretime hem de tüketime yönelik yatırımların artış kaydetmesi gerekli.
Boyalı sac tüketiminin artması için sanayinin hangi kolunun hareketlenmesi gerekli?
Boyalı sacın Türkiye'deki en büyük tüketicileri çatı cephe paneli üreten tesislerdir. Bu üreticilerin çoğu da şu an dışarıya çalışıyor. Çünkü Türkiye'de çok yüksek bir panel talebi mevcut değil.
2010 yılına göre karşılaştırma yaptığınızda, 2011 birinci yarısını nasıl değerlendiriyorsunuz? Yılın kalanında nasıl bir gidişat olacağını düşünüyorsunuz?
Piyasa Mayıs ayı başlangıcı itibariyle oldukça değişken. Hatta günlük değişimler var, bir gün yoğun talep alırken ertesi gün talepsizlik yaşanıyor. Trader'larda ya da bizim gibi servis merkezi olan tedarikçilerde stokların çok olmadığını da gözlüyoruz. Fiyatlar, Ocak ayı sonu ve Şubat ayının ilk haftasına kadar tavandı. Örneğin, 0,50*1.200 Ral-9002 malzeme (boyalı sac) 1.260$/mt fabrika çıkış fiyatındaydı, bizim gibi tedarikçiler bahsi geçen malzemeyi 1.320-1.330$/mt seviyelerin satarken, en son 1.040$/mt seviyesinden satışını gerçekleştirdik. Bu örnek, piyasadaki mevcut durumu göstermektedir. Şurası da bir gerçek ki, Türkiye'de fiyatlar mart aylarında bir yükseliş eğilimine geçiyor. Nisan ayıyla birlikte havaların güzelleşmesi beklentisiyle piyasada geleneksel olarak bir hareketlenme gözleniyor. Bu hareketlilik de fiyatlara bir ivme kazandırıyor. Sonuçta, seçim öncesi dönemi yaşıyoruz. Bu hava neticesinde herkes piyasada seçimi bekliyor. 2009 yılında global kriz dönemi olması neticesinde herkes işinde frene basmıştı. Ama 2010 yılı 2009'u ikiye katladı. Genel görüş, 2011 yılının da 2010'u ikiye katlaması yönündeydi. Ancak 2011 yılının ilk yarısını bitirirken, bu beklenti gerçekleşmiş gözükmüyor. Özellikle Ocak ayındaki hareketlilik, Şubat ve Mart aylarında olmadı. Yılın ilk ayında talep yüksek seviyedeyken, ikinci aydan itibaren talepte ciddi bir düşüş gözlendi. Bu durum belirsizlik ortamı yarattı. Firmaların pozisyon alma konusunda temkinli davranmak zorunda kalmasıyla birlikte gözlenen genel durum, geçen yıla göre talep zayıf kalmıştır.
2011 yılının kalanına bakarsak, ikinci çeyrek itibariyle talepte çok hafif bir canlanma yaşandı, ancak henüz istenilen ve beklenilen seviyeden uzakta. 2011 yılının kalanına dair beklentilerim olumlu yönde.
Türkiye'deki sanayinin temel taşıdır demir çelik. Tüm sanayi sektörlerini etkileyen ana sektör gibi düşünebiliriz. Kriz dönemlerinde ilk demir çelik piyasası etkilenirken, yükselişte de en son demir çelik etkileniyor. Mamülün yansıması da hurdadan etkileniyor. Hurdadaki artış aynı anda değil bir süre sonra mamüle yansırken, düşüşü ise kendini hızlı bir şekilde gösteriyor.
Trader'lar piyasada üretici ile son kullanıcı arasında bir tedarik aracı. Bizim gibi firmalar, son kullanıcıya iyi hizmet için stoklama yapma mecburiyetindedir. Birçok üretici fabrika doğrudan, geleceğe satış yapan üreticilerden değil, bizim gibi stoklarında malzeme bulunduran ticaret firmalarını tercih ediyor. Dolayısıyla, bizim gibi talebe bağlı olarak marketing hizmeti veren firmaların önemi bu noktada ortaya çıkıyor.
ÇSM ile hedeflediğimiz ise, son kullanıcılara doğrudan hizmet sunmaktır. Örneğin, PVC destek sacı konusunda üretim yapacak firma, genelde dilinmiş bant talebinde bulunur. Eğer sabit bir portföyü de varsa, sürekli aynı ölçülerde üretim yapar. Bizim de hedeflediğimiz, bu türden taleplere anında cevap verebilmek. Boy kesmede de, ihtiyaç duyulan ebatta malzemeyi hazırlayıp paketlemek. Dış pazar araştırmalarımız yoğun olsa da, asıl hedefimiz yine iç pazar. Geçtiğimiz yıl genel satışımızın %20'si ithalat, %80'i iç piyasa şeklinde bir oran kaydetti.
Yatırımımızla birlikte, dış piyasalarda da farklı ebatlarda üretim yapan firmalara ve son kullanıcılara ulaşarak 2011 yılının ikinci yarısından itibaren satışlarımızın %50'sini ihracata yönelik gerçekleştirmeyi planlıyoruz.









önceki haber













