Çelik Fiyatları |  Çelik Fiyat Arşivi  |  Güncel Çelik Haberleri  |  Çelik Firmaları
Üye Girişi Türkçe Italyanca Çince
Şifremi Unuttum  |   Kredi Kartı ile Ödeme

Türk çelik sektörü rekabetçi bir yapıda performansını geliştiriyor

Etiketler: inşaat demiri , hammaddeler , uzun ürünler , Türkiye , Orta Doğu , üretim , çelik üretimi , ham çelik , Avrupa Birliğinde Olmayanlar , Akdeniz | benzer haberler »

Türk çelik sektörünün, son 10 yıl içerisinde üretim artışında elde ettiği yüksek performansı, 2011 yılının ilk yarısında, % 21,3 oranındaki üretim artışı ile, dünyanın en büyük 15 çelik üreticisi ülke arasında, üretimini en fazla arttıran ülke konumuna ulaşarak sağlamlaştırdığı gözleniyor.

Ancak üretimdeki hızlı artışa rağmen, Temmuz ayının başında "Bazı üreticilerin üretimlerinde kısıntı yapmaları nedeniyle, fiyatların yükseldiği" yönünde basında çıkan haberler, sektör kuruluşlarını rahatsız etmiş bulunuyor. Rakamlar, üretim kısıntısı bir yana, çelik üreticilerimizin üretimlerini, talebe paralel olarak hızla arttırmaya devam ettiklerini gösteriyor. Detaylı bir inceleme yapıldığında, iç piyasadaki arz sıkıntısının, kısmen seçim öncesinde ertelenen yatırımların hızlanmasıyla ortaya çıkan ani talep artışından ve inşaat mevsimine rastlayan Ramazan ayı öncesinde, Körfez ülkelerinde tüccarların stoklarını tamamlamaya yönelik yoğun alımlarından, kısmen de çelik üreticilerinin birkaç ay önce yurtiçi talebin zayıf olduğu dönemde, ihraç bağlantıları yapmış olmalarından kaynaklandığı anlaşılıyor. Türkiye'nin çelik üretim kapasitesi, talebe göre üretimi arttırmaya imkân verdiğinden, arızi olduğu değerlendirilen bu durumun süratli bir şekilde dengeleneceği tahmin ediliyor.

Aslında Türkiye piyasasında çelik fiyatları, global piyasalar ile uyumlu bir seyir takip ediyor ve dünya çelik piyasalarının entegre yapısı sayesinde, dünyadan kopuk bir seyir izlemesi mümkün bulunmuyor. Bölgesel bazda, üretim, tüketim, maliyet yapısı, hammadde kaynakları ve temel pazarlara yakınlık gibi etkenlerden dolayı, dünya çelik fiyatları, küçük çaplı farklılıklar dışında, genel olarak paralel bir seyir izliyor. Türkiye'nin iç piyasa fiyatları ile, ihraç fiyatları arasındaki uyum, bu durumu açıkça ortaya koyuyor.

Ticarete konu olan tüm eşyalarda olduğu gibi, demir çelik sektöründe de, başta girdi maliyetleri olmak üzere, arz-talep dengesi de ürün fiyatlarını etkiliyor. Dünya genelinde hammadde ve çelik ürünlerinin fiyatları ABD Doları bazında oluştuğundan, Türk Lirası'nın Dolar karşısında değer kaybı yaşaması, Dolar bazlı fiyatlar global fiyatlar ile uyumlu olmasına rağmen, Türkiye iç piyasasına ilave zam gibi yansıyor.

Son 1 yıl içerisinde fiyatlarda yaşanan yükseliş, Avrupa'dan Amerika'ya, Asya'dan Afrika'ya kadar, bölgesel küçük farklılıklar dışında, dünyanın bütün bölgelerinde benzer oranlarda gerçekleştiği halde, Türkiye gibi para birimi dolar karşısında değer kaybeden ülke piyasalarında, söz konusu fiyat artışı daha fazla hissediliyor.

Diğer taraftan, 2008 yılının Temmuz ayında 1500 $ seviyesinde bulunan global piyasalardaki inşaat demiri fiyatlarının, Ekim ayına kadar geçen kısa bir süre içerisinde % 70'in üzerinde düşüşle, 400 $ seviyelerine gerilemiş olması, demir çelik sektöründeki fiyat hareketlerinin, tek başına yurtiçi enflasyon oranları ve döviz kurları gibi etkenler ile açıklanamayacağını, fiyat oluşumunda çok daha fazla faktörün etkili olduğunu gösteriyor.

Ham çelikten inşaat demiri üreten 25'ten fazla kuruluş yanında, 100'ün üzerinde haddehanenin üretim yaptığı ve ayrıca ithalatta da sınırlamanın olmadığı inşaat demiri piyasasında, Serbest Piyasa Mekanizması tüm yönleriyle işliyor. Rekabet Kurumu'nun son aylarda inşaat demiri fiyatlarındaki yükselişe ilişkin olarak artan şikayetler üzerine 16 Haziran 2011 tarihinde başlatmış olduğu ve 14 Temmuz 2011 tarihinde sonuçlandırdığı ön araştırmaya ilişkin açıklaması da bu durumu teyid ediyor.

Rekabet Kurulu, iç piyasada inşaat demiri fiyatlarındaki yükselişe ilişkin olarak yürüttüğü ön incelemede;

  • Uzun demir-çelik fiyatlarındaki artışların, teşebbüsler arasındaki bir anlaşma ve/veya koordinasyon sonucu meydana gelmediği,
  • İncelenen teşebbüslerin nervürlü inşaat demiri için uyguladığı fiyatların, dünya fiyatlarıyla büyük ölçüde paralellik gösterdiği,
  • Teşebbüslerin üretimlerinde radikal ve açıklanamayan bir azalış ve buna karşılık stok miktarlarında radikal bir artış olmadığı
tespitlerini yaparak, soruşturmaya gerek olmadığı sonucuna ulaşmış bulunuyor.

Çelik sektörümüzdeki keskin rekabet şartları, sektör kuruluşlarına uluslararası piyasadaki rekabet güçlerini geliştirmelerine imkân sağlıyor. Çelik fiyatları konusunda yorum yapan müteahhit kuruluşların, sektörün rekabetçi yapısını göz ardı etmemeleri, objektif bir değerlendirme yapabilmeleri açısından önem taşıyor.


Geri Tüm Röportajlar

Son Tarihli İlgili Haberler
Sıkça Sorulan Sorular
Site Kuralları
Güvenilirlik ve Gizlilik
Hakkımızda
Site Haritası
Bize Ulaşın
Gümrük Mevzuatı
Haber Ortakları
Reklam
Raporlar & Yayınlar
Danışmanlık
Prime
 Facebook Duvarı 

 SteelOrbis Tweets 

 SteelOrbis RSS Hizmeti

 SteelOrbis Mobil
SSL     Copyright © SteelOrbis Elektronik Pazaryeri A.Ş.
    Tüm hakları saklıdır