Çelik Fiyatları |  Çelik Fiyat Arşivi  |  Güncel Çelik Haberleri  |  Çelik Firmaları
Üye Girişi Türkçe Italyanca Çince
Şifremi Unuttum  |   Kredi Kartı ile Ödeme

Naci Aslan: “İnşaat demirinde fiyat hareketleri küresel piyasa koşullarına ve hammadde fiyatlarının değişimine paraleldir”

Etiketler: inşaat demiri , uzun ürünler , Türkiye , Orta Doğu , üretim , yatırım , görüş , Avrupa Birliğinde Olmayanlar , Akdeniz | benzer haberler »
1970 yılından bu yana inşaat demiri ve alaşımlı çelik üreten İÇDAŞ üretim kapasitesiyle Türkiye'nin en büyük "özel sektör" çelik üreticisidir. İSO belirlemelerine göre; Türkiye'nin 500 büyük kuruluşu arasında genel sıralamada 2007 yılında 10, 2008 yılında 8, 2009 yılında 11, 2010 yılında ise 9. sırada; "Türkiye'nin en fazla ihracat yapan kuruluşları arasında 2006 yılında 11, 2007 yılında 14, 2008 yılında 9, 2009 yılında ise 10. sırada" yer almaktadır.

Geçmişi, 1880 yılına dayanan ve Haliç'te ASLAN Ailesi tarafından gemi tamiri ve servisi işleri yapmak üzere kurulan İÇDAŞ, 1955 yılında tornalama ve haddeleme işlemlerinin de katılımıyla demir çelik sektörüne giriş yapmıştır. Grup şirketleriyle birlikte 7 bine yakın çalışanı bulunan İÇDAŞ A.Ş, Çanakkale' de üretim faaliyetlerini sürdürmektedir. İÇDAŞ Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Sayın Naci Aslan, Prime okurları için, dergimizin Kasım 2011 sayısında çelik piyasasına dair değerlendirmede bulundu.

Sayın Aslan, Türkiye'de inşaat sektörünün son yıllarda gerçekleştirdiği büyüme ve buna bağlı demir çelik talebinde görülen artışı nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu konuda ileriye dönük beklentilerinizi ve bazı müteahhitlik firmalarının yakın geçmişte inşaat demiri fiyatları ile ilgili dile getirdikleri endişeleri hakkında düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?

Ülkemizin son yıllarda ekonomi alanında gerçekleştirdiği başarılı performansta şüphesiz ki lokomotif sektörlerden biri olan inşaat sektörünün önemli payı vardır. Türk ekonomisinin önümüzdeki yıllarda da büyüme ivmesini sürdüreceğini varsayarsak inşaat sektörümüz ve dolayısıyla demir çelik talebinin büyüme ivmesinde olacağını söylememiz yanlış olmayacaktır. İnşaat demiri fiyatları ile ilgili müteaahhit firmalarımızın endişelerine katılmadığımı belirtmek isterim. İnşaat demiri fiyatlarının gelişimine baktığımızda fiyat hareketlerinin tamamen küresel piyasa koşullarına ve hammadde fiyatlarının değişimine paralel olduğunu söylemek doğru bir saptama olacaktır. Takdir edersiniz ki inşaat demiri ihracatında ve hurda ithalatında dünya lideri olan Türkiye'nin iç piyasa dinamiklerinin dünya inşaat demiri ve hammadde piyasalarından bağımsız hareket etmesine imkan yoktur. Türk demir çelik sektöründe firmalarımız arası rekabetin yoğun olarak yaşandığı gerçeğini de göz önünde bulundurursak keyfi keder uygulamaların sektörümüzde yer bulamayacağı aşikardır

Ayrıca, DÇÜD tarafından 17 Ekim'de yapılan basın açıklamasında, artışın ABD dolarının değer kazanmasının etkisini taşıdığı da eklendi. Son dönemdeki ekonomik sıkıntıların ülkemizdeki demir çelik üreticilerine etkisi size göre nasıl? Doların Türk lirası karşısında güçlenmesi sektöre ne şekilde yansımaktadır?

Ülkemizin geçtiğimiz sene 29,1 milyon ham çelik üretimi gerçekleştirdiğini ve 19,2 milyon ton hurda ithal ettiğini düşünürsek demir çelik fiyatlarının ithal hurda fiyatlarıyla paralel hareket ettiğini kestirmek güç olmayacaktır. İthal girdinin büyük kısmının Amerikan doları bazında olduğunu hesaba kattığımızda $/TL kur artışının bire bir maliyetlere ve dolayısıyla nihai mamul fiyatlarına muhakkak ki TL bazında artış olarak yansıyacaktır. Ayrıca Rekabet Kurumu'nun son yaptığı inceleme sonucunda sektör fiyatlarının küresel inşaat demiri piyasalarına paralel olarak hareket ettiği saptanmıştır.

İÇDAŞ'ın ABD'de verdiği önemli bir hukuki mücadele sonucu anti-damping sıkıntılarını aşarak, bir nevi bu pazarı yeniden Türk inşaat demirine açan firma olduğunu biliyoruz. Kuzey Amerika inşaat demiri piyasasındaki mevcut durumda, bu pazara Türk çelik ihracatının durumunu nasıl görmektesiniz?

Vermiş olduğumuz hukuki mücadele neticesinde İÇDAŞ'ın ihracat fiyatlarını tamamen maliyetlerine, dünya ve iç piyasa koşullarına göre belirlediği ve herhangi bir damping fiyatlamasının söz konusu olmadığı kanıtlanmıştır. Bu olumlu neticeden sonra İçdaş'ın ve Türkiye'nin bu ülkeye ihracatı büyük bir sıçrama gerçekleştirmiş ve bu ülke gerek şirketimizin gerekse de ülkemizin en önemli inşaat demiri ihracat pazarlarınndan biri haline gelmiştir.

Amerikan ekonomisindeki toparlanma sinyallerinin güçlendiğini hesaba katarsak

Türk çelik ihracatçılarımızın kaliteden ödün vermeyen, müşteri ve pazar odaklı yaklaşımları ile bu pazarda güçlü konumlarını önümüzdeki yıllarda da sürdürecekleri kanaatindeyim.

Türkiye uzun ürünleri açısından 2012 yılında hangi ihracat piyasalarının öne çıkacağını düşünmektesiniz?

Güneydoğu Asya, Latin Amerika, Kuzey Afrika ve Sahraaltı Afrika piyasalarının 2012 yılında ön planda olacağını düşünüyorum. Fakat şirketimiz açısından Kuzey Amerika ve Avrupa piyasalarının 2011 yılında tüm küresel ekonomik sıkıntılara rağmen geçtiğimiz yıla oranla önemli oranda büyüme kat ettiği göz önünde bulundurulursa; ekonomik toparlanmanın devam edeceği 2012 yılında da bu pazarların büyüme ivmelerini devam ettireceklerini düşünüyorum.

Kütük ihracat fiyatlarında son dönemde yaşanan gevşeme sonrasında, yakın gelecekte kütük piyasalarının durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Malumlarınız olduğu üzere son dönemde küresel hurda ve demir cevheri piyasalarında yaşanan gevşeme kütük fiyatlarının da aşağı yönlü seyrine sebebiyet vermiştir. Hammadde fiyatları yine belirleyici etkisini sürdürecektir. Fakat özellikle Orta Doğu ve Körfez ülkelerinde devreye girecek haddehane yatırımları bu bölgelere olan kütük ihracatının güçlü seyrini sürdürmesini sağlayacaktır.

İÇDAŞ Çelik olarak kapasite kullanım oranınız, yıl sonuna yaklaştığımız bu dönemde hangi aşamada?

İçdaş olarak, yıl sonuna yaklaştığımız şu dönemde, kapasitemizin tamamını kullanmaktayız. Bunu da dünyada satış yapılabilecek tüm coğrafyada çok aktif satış faaliyetleri sürdürerek sağlıyoruz. 

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) kayıtlarına göre, inşa halindeki enerji santralleri Türkiye'nin şu andaki kurulu gücünün yaklaşık yüzde 63'ünü oluşturuyor. İÇDAŞ'ın Çanakkale'de inşa edilen kömür kaynağına dayalı termik santrali de bu yatırımlar arasında büyük öneme sahip. Yatırmıın şu anki durumu ve tamamlandığı zaman ulaşılacak olan toplam elektrik üretim kapasitesi hakkında bilgi alabilir miyiz?

İçdaş olarak şu anki toplam gücümüz 405 MW olup, Aralık 2011 itibari ile 1.200 MW kurulu gücündeki yeni santralımızın ilk grubu olan 600 MW devreye alınacaktır. Yani bu yılın sonu itibari toplam kurulu gücümüz 1.005 MW olacaktır. 1.200 MW'lık santralın ikinci grubu 2013 Eylül ayında devreye alınacak yani toplam gücümüz 2013 yılında 1.605 MW'a çıkmış olacaktır. Bunun yanı sıra yine bölgede 60 MW kurulu gücündeki rüzgar projemiz bulunmaktadır. Bu projemizde yaklaşık 2 yıl içinde hayata geçirilecektir.   Özetle 2013 sonunda toplam gücümüzün 1.665 MW olması planlanmaktadır.


Geri Tüm Röportajlar

Son Tarihli İlgili Haberler
Sıkça Sorulan Sorular
Site Kuralları
Güvenilirlik ve Gizlilik
Hakkımızda
Site Haritası
Bize Ulaşın
Gümrük Mevzuatı
Haber Ortakları
Reklam
Raporlar & Yayınlar
Danışmanlık
Prime
 Facebook Duvarı 

 SteelOrbis Tweets 

 SteelOrbis RSS Hizmeti

 SteelOrbis Mobil
SSL     Copyright © SteelOrbis Elektronik Pazaryeri A.Ş.
    Tüm hakları saklıdır