Çelik Fiyatları |  Çelik Fiyat Arşivi  |  Güncel Çelik Haberleri  |  Çelik Firmaları
Üye Girişi Türkçe Italyanca Çince
Şifremi Unuttum  |   Kredi Kartı ile Ödeme

Kerim Dervişoğlu: “Ülkemizde üretilmeyen ve tüketimi hızla artan paslanmaz çelik üretimine yatırım yaptık”

Etiketler: paslanmaz , paslanmaz , Türkiye , Orta Doğu , Avrupa Birliğinde Olmayanlar , Akdeniz | benzer haberler »
Kibar Holding Yatırımlar Grup Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Kerim Dervişoğlu, temeli atılan yassı paslanmaz çelik soğuk haddeleme tesisinin yanı sıra Posco-Kibar ortaklığı, piyasalar ve paslanmaz çelik üzerine değerli görüşlerini dergimizin Kasım sayısında okuyucularımız ile paylaştı.

Asım Kibar Organize Sanayi Bölgesi'nde kurulacak yassı paslanmaz çelik soğuk haddeleme tesisinin temelini yakın zamanda attınız. Hayırlı olmasını dilediğimiz bu tesis hakkında okuyucularımıza, kapasite, yatırım maliyeti, ürünler, proje tarihleri gibi konularda detaylı bilgi verebilir miyiz?

Posco Assan TST Çelik Sanayi A.Ş, Paslanmaz Çelik Soğuk Haddeleme Tesisleri temeli 28 Eylül 2011 tarihinde, Kocaeli Asım Kibar Organize Sanayi Bölgesi'nde atıldı. Ülkemize ve ortaklara hayırlı olsun.

Çeşitli vasıtalarla daha önce de kamuoyuna açıklandığı gibi; tesislerin kapasitesi başlangıçta 200.000 ton/yıl olup, ikinci aşamada 400.000 ton/yıl ve nihai aşamada 1.000.000 ton/yıl olarak planlanmıştır. İlk aşama yatırım maliyeti 350 milyon ABD $'dır.

Tesis başlangıçta 215 dönüm arazi üzerinde kurulacak, daha sonraki aşamalarda bu alan 400 dönüme ulaşacaktır.

Tesislerde 0,20-50 mm kalınlığında, 700-1600 mm genişliğinde 300-400 serisi paslanmaz çelik soğuk haddelenmiş rulolar üretilecektir. Ruloların yüzey kaliteleri; No.1, No.2D, No.2B, No.3, No.4, BA, HL, Dull şeklinde olup kullanım yerleri ile birlikte şu görselde verilmiştir.

Üretilecek paslanmaz yassı çelik ürünleri; imalat, ev gereçleri, ulaşım, boru, inşaat, kimya, sağlık, otomobil ve gemi sektörlerinde kullanılacaktır.

Daha önce belirttiğimiz gibi 28 Eylül 2011 tarihinde temeli atılan tesisler programa göre 15 Mayıs 2013'de devreye girecektir.

Paslanmaz çeliği diğer çelik ürünlerinden ayıran özellikleri nelerdir? Avantajları ve öncelikli kullanım alanları nelerdir?

Genel olarak uzun ve yassı mamul olarak adlandırılan karbon çelikleri paslanmaya müsaittirler. Yani korozyona dayanıklı değillerdir. Bu nedenle bu ürünlerin yüzeylerinin paslanmayı önlemek için galvaniz, krom, nikel, kalay gibi metallerle kaplanması veya boyanması gerekir.

Yassı veya uzun üretilmiş paslanmaz çelikler, bileşimlerinde en az %11 mertebesinde krom bulunduğundan, yüzeyde oluşan ince ve saydam oksit tabakasından dolayı yüksek korozyon direncine sahiptirler, yani paslanmazlar. Paslanmaz çeliğin kimyasal bileşimi değiştirilerek farklı özelliklerde alaşımlar elde edilebilir. Krom miktarı yükseltilerek veya nikel, molibden gibi alaşım elemanları ilave edilerek korozyon direnci artırılabilir.

Paslanmaz çelikler korozyon direnci yanında kalitelerine göre, değişik mekanik özelliklere sahip olup, düşük ve yüksek sıcaklıklarda kullanılabilmeleri, şekil verme kabiliyetleri ve estetik görünümleri gibi özelliklere sahiptirler.

Kullanımı giderek yaygınlaşan paslanmaz çeliklerin tüketimi, toplumların refah seviyelerinin göstergesi sayılmaktadır. Türkiye'de kişi başına tüketim 4,2 kg seviyelerindedir. Bu rakam Japonya'da 17 kg, Almanya'da 21 kg, Güney Kore'de 25 kg, İtalya'da 30 kg, Tayvan'da 45 kg'dır. Türkiye'de de tüketim hızla artmaktadır. Zaten tesislerin kurulması da bu ihtiyaçtan doğmuştur. Türkiye'nin kişi başına 18 kg çelik tüketmesi uygun bir hedef olarak görülmektedir.

Daha önce de belirttiğimiz gibi paslanmaz çeliğin kullanım alanı çok geniştir. İmalat, inşaat, otomotiv, beyaz eşya, ilaç, gıda, gemi ve yat sanayi, boru sanayi beli başlı kullanım alanlarıdır.

Paslanmaz çelik kullanımının karbon çeliğe oranla giderek tercih edilir olması hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Paslanmaz çelik karbon çeliğine göre 4-5 misli pahalıdır. Burada kullanım yerine göre tercih yapmak önemlidir. Tamamen karbon çeliğinden paslanmaz çeliğe geçmek mümkün değildir. Gıda, ilaç, kimya sanayi, sağlık sektörü, gemi sanayi önemli sektörler. Buralardan taviz veremezsiniz. Görünümün önemli olduğu yerlerde ve de zenginseniz paslanmaz çelik kullanır ve paslanmayı unutursunuz.

Dünyada ve Türkiye'de kişi başına düşen paslanmaz çelik tüketimi oranları arasındaki farkla birlikte, ülkemizdeki paslanmaz çelik tüketimi hakkında görüşlerinizi alabilir miyiz?

Bu sorunuza daha önce ülkelere göre rakamlarla cevap verdim. Türkiye gelişmekte olan bir ülkedir. Karbon çeliğinde bundan 20 yıl önce tüketim kişi başına 116 kg seviyesindeyken, bugün kişi başına 350 kg seviyelerine çıkmıştır. Paslanmaz çelik tüketimimiz ise 4,2 kg/kişi'dir. Bu rakam yetersizdir. Tüketim 350.000 ton seviyelerine gelmiştir. Bu rakamlarla üretim tesisi kurmak fizıbıl olmaktadır. Tesisler kurulunca üretim başlıyor. Üretimin hiç olmadığı yerde üretimle birlikte talep hızlı artıyor. Dolayısıyla bu şekilde karbon çeliğinde olduğu gibi paslanmaz çelikte de belli bir süre sonra fert başına tüketim artacaktır. Daha önce de uygun bir hedef olarak fert başına tüketimi 18 kg olarak belirttim.

Türkiye'de paslanmaz çelik üretiminin bugüne kadar olmamasının nedenleri nelerdir?

Paslanmaz çelik yassı mamul üretimi karbon çeliği üretiminden farklı bir teknolojidir. Ayrıca tüketim seviyesinin fabrika kuracak ölçüye gelmesi gereklidir. Ülkelerin gelişmişliği de tabii ki bir etkendir. Paslanmaz çelik üretimi Erdemir'de iken üzerinde çok düşündüğümüz ve hayal ettiğimiz bir proje idi. Posco-Kibar Holding ortaklığı ile gerçekleşti. Tüm emeği geçenlere ve özellikle Posco ve Kibar yetkililerine teşekkürü borç biliyorum.

Türkiye'de paslanmaz çelik pazarının mevcut durumu hakkında genel düşünceleriniz nelerdir?

Türkiye'de paslanmaz çelik tüketiminin büyük bir kısmı ithalat ile gerçekleştiriliyor. Posco Assan TST tesisleri üretime başlayınca tabii ki yerli üretimin avantajı olacak ve daha uç noktalarda olan küçük sanayicilerin daha uygun fiyatla paslanmaz çelik levha bulma ve kullanma imkanı doğacaktır.

Önceki soruya bağlı olarak, dünya ve Türkiye'de çelik sektörünün hem şirketiniz hem de piyasalar açısından 2011 yılının genel değerlendirmesini ve 2012 yılının ilk çeyreğine dair görüşlerinizi alabilir miyiz?

Yıllardır çelik sektörünün içindeyim. Hepimizin de bildiği gibi çelik sektörü çok stabil değildir. Genel ekonomiye bağlıdır. Çok eskilerde ülkelere göre farklılıklar gösterirdi. Bugün artık globalleşme neticesinde farklar çok azaldı. Fiyatlar ülkeler arasında üretime, kaliteye, teslimat şartlarına vb. şartlara bağlı olarak bir miktar fark ediyor.

World Steel Dynamics'de yayınlanan grafik; sürünme (yılan) volkan, ölüm vadisi, minik volkan, güçlü patlama, ölüm sarmalı gibi tabirlerle çelik sektörünü çok iyi tarif ediyor. Daha önce bir grafiği incelemiştim. 1994-2008 arası, 13 yılda 9 yıl iyi gitmiş, 1 yıl orta, 4 yıl kötü. Ortalama %30 kötü %70 iyi. %70 iyi yıllara bakıldığında; %60'ı 2 yıl iyi gitmiş, %40 1 yıl iyi gitmiş, geri kalan sıkıntılı yıllar. Buradan çıkan ders; iyi yılları çok iyi değerlendirmek, her zaman dikkatli olmak gerekiyor. İyi yıllarda zor günleri düşünerek hareket etmek gerekiyor.

2008-2009 çöküşünden sonra, 2008 Haziran ayında yüksek değerler olmasa bile 2010-2011 yılları sonuçlar iyi. 2012 yılına gelince; dünyada sürekli değişen genel dengelerin etkisi altında zor da olsa pozitif düşünmek ve 2011 yılını aratmasın demek yerinde olur.


Geri Tüm Röportajlar

Son Tarihli İlgili Haberler
Sıkça Sorulan Sorular
Site Kuralları
Güvenilirlik ve Gizlilik
Hakkımızda
Site Haritası
Bize Ulaşın
Gümrük Mevzuatı
Haber Ortakları
Reklam
Raporlar & Yayınlar
Danışmanlık
Prime
 Facebook Duvarı 

 SteelOrbis Tweets 

 SteelOrbis RSS Hizmeti

 SteelOrbis Mobil
SSL     Copyright © SteelOrbis Elektronik Pazaryeri A.Ş.
    Tüm hakları saklıdır