Brunori: AB’nin gelişmekte olan ülkelerle rekabet etmek için tutarlı politikalara ihtiyacı var
Cuma, 27 Mayıs 2011 16:37:41 (GMT+2)
Etiketler: inşaat demiri , uzun ürünler , İtalya , Avrupa , görüş , çelik üretimi , Avrupa Birliği , Akdeniz | benzer haberler »1954 yılında Brescia'nın Odolo kentinde Giovanni Battista Brunori tarafından kurulan inşaat demiri üretim şirketi Laminatoio Valsabbia'nın ikinci kuşak yöneticisi Ruggero Brunori, 1980'lerin başında hukuk fakültesinden mezun oldu. 1987 yılından beri kendini, adı Ferriera Valsabbia olarak değişen aile şirketinde çalışmaya adayan Brunori, birkaç sene boyunca imalat ve satış biriminde tecrübe kazandıktan sonra, 1991 yılında genel müdür olarak atandı ve görevini halen sürdürmekte. Ruggero Brunori, geçtiğimiz günlerde SteelOrbis'e verdiği röportajda, Ferriera Valsabbia'nın faaliyetlerinden ve çelik piyasalarındaki mevcut durumdan söz etti.
Ferriera Valsabbia'nın gelişimindeki ana basamaklardan bahsedebilir misiniz?
Şirketimizin tarihçesi babam Giovanni Battista'nın 1954 yılında Odolo kentinde inşaat demiri üretim şirketi Laminatoio Valsabbia'yı kurmasıyla başlıyor. 1963 yılında, şirket, adını Ferriera Valsabbia olarak değiştirerek diğer çelik üreticilerinden satın aldığı ingotları kullanıp inşaat demiri üretimini artırdı. 1968'de ise hurda ergitmede kullanmak amacıyla ilk elektrik ark ocağını devreye alan Ferriera Valsabbia entegre bir üretici haline geldi. 1971'de, ikinci ark ocağının faaliyete girmesiyle, yıllık kapasite 70.000 mt seviyesine ulaştı. 80'li yıllarda, üretimin etkin bir şekilde artırılmasına yönelik yatırımlar yapıldı. Bu sayede, Ferriera Valsabbia, Almanya, Fransa, İsviçre, Avusturya, ABD ve birkaç Avrupa Birliği ülkesindeki varlığını güçlendirdi. 1990'larda, şirketin gelişimi tüm birimlerde devam ederken, Ferriera Valsabbia, kalite yönetim sistemi uygulamasını başlattı. 1993 yılında, Odolo yakınlarındaki Sabbio Chiese tesisinde kaynaklı hasır üretimine başlandı. Şirket, 1996'da Çek Cumhuriyeti'nde, 2004'te ise Slovakya'da yeni tesisler açtı. 2004-2008 yılları arasında, yenileme çalışmaları ve Odolo'da bulunan çubuk paketleme ve yeni haddeleme tesislerinin devreye alınması gibi büyük yatırımlar gerçekleşti. Bu yatırımlar sayesinde önceden yıllık bazda kaydedilen üretim seviyelerine bir ay içerisinde ulaşmak mümkün oldu. Bugün, Ferriera Valsabbia'nın 325 çalışanı bulunmakta.
Ferriera Valsabbia'nın İtalya ve küresel çelik piyasalarındaki mevcut rolü nedir?
Ferriera Valsabbia, inşaat demiri ve kaynaklı hasır üretimi ve satışında faaliyet gösteren bir şirket olduğu için başlıca piyasası inşaat sektörüdür. 50 yılı aşkın bir sürede edindiğimiz deneyim sayesinde, tüm müşterilerimizin ihtiyaçlarını karşılayabiliyoruz. Ayrıca, ABD, Çin ve Orta Doğu dahil dünya çapında satış yapmak için gerekli sertifikalara da sahibiz. Piyasa koşullarına bağlı olarak, ihracat faaliyetlerimizde, belli alanlara yoğunlaşmaya çalışıyoruz. Örneğin, mevcut durumda, üretimimizin %50'si doğrudan yerel piyasaya giderken, geri kalanı ise komşu Avrupa ülkeleri ve Kuzey Afrika arasında paylaştırılıyor.
Küresel krizin şirketinizin performansı üzerinde ne gibi etkileri oldu?
Krizin etkilerini tabii ki hissettik. 2010 yılında, 195 milyon €'luk ciro kaydettik. Bu rakam, 2009 yılında kaydedilen 196,3 milyon € seviyesine göre çok değişmemiş olsa da 2008 yılında kaydedilen 504,4 milyon €'nun çok altındaydı. Üretim seviyelerinde de aynı durum gözlendi. Geçen sene, inşaat demiri üretimimiz, 2009 yılında kaydedilen 442.000 mt seviyesine göre 340.000 mt olarak gerçekleşti. Bu rakam, 2008 yılında, 506.851 mt seviyesindeydi. Kaynaklı hasır üretimimiz de önemli oranda düştü. Ekonomik açıdan kötü geçen bu yılın ardından, piyasalarda durum değişti, yeni oyuncuların da katılımıyla, uluslararası çelik piyasasında giderek daha çetin bir hale gelen rekabet ortamı hakim oldu. Altyapı yetersizliği ve rekabeti azaltan dengeler nedeniyle İtalyan üreticiler hazırlıksız yakalandı. Ancak, Ferriera Valsabbia, iş ortamında ortaya çıkan yeni ihtiyaçlara uyum sağlayarak inşaata yönelik çelik üretim piyasasındaki öncü rolünü sürdürdü.
Gelişmekte olan ülkelerin rekabet açısından uluslararası çelik piyasasındaki yerini nasıl yorumluyorsunuz?
Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin'den oluşan BRIC ülkelerinde güçlü bir ekonomik büyüme görülüyor. Bu anlamda, altyapı ve inşaat faaliyetlerine ihtiyaç duyan yeni gelişen ülkelerde revaçta olan inşaat demiri başta olmak üzere çelik ürünü tüketimi de artış gösterdi. Ayrıca, bu ülkelerdeki çelik sektörü, sadece nicelik açısından değil nitelik açısından da büyük girişimlerde bulunuyor. Tabii ki, BRIC ülkeleri arasında da farklılıklar mevcut. Çin'in çelik tüketiminde güçlü bir hızlanma görülürken, diğer ülkelerde çelik sektörünün gelişimi çok daha az önem taşımakta. Akdeniz'de yeniden şekillenen ve şirketimizi de oldukça ilgilendiren dengeler göz önüne alındığında Türkiye'nin önemli bir rol oynadığı görülmekte. Genel olarak, BRIC ülkeleri ve Türkiye'de büyük bir canlılık ve inovasyon, yatırım ve gelişime açık olma hali gözleniyor. Ekonomik, kültürel ve normatif handikapların ekonomik canlanmayı yavaşlattığı Batı'da ise durum farklı. Şirketlerimiz özellikle enerji harcamalarından kaynaklanan yüksek üretim maliyetleri ve modern ve etkili altyapı sistemlerinin eksikliğiyle başa çıkmak zorunda. Bu sorunlar, sürekli hatalı sanayi politikalarının sonuçlarıyla uğraşmak zorunda kalan politik düzenden kaynaklanıyor. Aslında, ihtiyacımız olan şey uzun vadeli bir sanayi planı. Ortak fayda, genellikle ideolojik ve bireysel nedenlerden dolayı göz ardı ediliyor. Sorumluluklarını yerine getirmeyen yetkililer yüzünden askıya alınan bazı inşaat projeleri var. Maalesef, siyaset, onay mekanizması olmanın ötesine geçemiyor ve hem yerel olarak hem de Avrupa'da şirketlerin faaliyetlerine yönelik engeller oluşturuyor. Şirketlerin sosyal rollerinin göz ardı edildiği İtalya'da durum daha da karışık.
Bunların dışında, gelişmekte olan ülkelerde çelik sektörünün önemli bir belirleyici olan fazla kapasite sorunu da ele alınmalı. Çelik üreticilerinin entegrasyonu ile bu sorunun üstesinden gelinebilir mi?
Kapasite fazlası sorunu oldukça önemli bir konu. Çelik üreticileri arasında bir entegrasyonun gerçekleşmesi arzu ettiğimiz bir şey, ancak farklı geçmişleri ve ihtiyaçları olan ve genellikle aile şirketi olan şirketlerin birleştirilmesini gerektirdiğinden uygulamaya konması zor. Yine de, aile şirketi kavramının modern yönetim uygulamalarını etkilemediğini düşünüyorum. Arz ve talep arasında sürekli fark görülen bir sektörde, uygun gelişim politikalarının ve altyapı yenileme projelerinin uygulanmasının çelik sektörüne taze kan getireceğine ve ekonominin canlanmasına katkıda bulunacağına inanıyorum.
Yıl sonunda, atık ve ikincil ham madde arasındaki farka ilişkin yeni Avrupa yönetmelikleri yürürlüğe girecek. Bunun demir hurdası ticaretine ne gibi etkileri olacak?
Yeni kurallar, tek tip bir Avrupa mevzuatı oluşturma yolunda atılan bir adım şeklinde olmalı. Bu özellikle, demir hurdası tüccarları ve tüketicilerinin ticaret faaliyetlerini etkileyen bürokrasi ve karmaşık yönetmeliklerle uğraşmak zorunda kaldığı İtalya'da büyük bir sorun teşkil ediyor. Maalesef, Almanya gibi fazla nüfuza sahip ülkelerin çıkarları AB'de daha etkili oluyor. Bu durum da AB'nin güçlü sanayi politikalarına sahip gelişmekte olan ülkelerle rekabetinde bir engel oluşturuyor. Brüksel'de, orta ve uzun vadeli planlar mevcut değil ve geleceğe dair planlama yapacak yetkililer de bulunmuyor.
Son Tarihli İlgili Haberler
23 May 12

Etiketler:
inşaat demiri
,
filmaşin
,
uzun ürünler
,
Türkiye
,
ABD
,
Almanya
,
Brezilya
,
İspanya
,
Japonya
,
Avrupa
,
Uzak Doğu
,
Orta Doğu
,
Kuzey Amerika
,
Güney Amerika
,
görüş
,
konferanslar
,
çelik üretimi
,
Doğu Asya ve Pasifik
,
Avrupa Birliği
,
Avrupa Birliğinde Olmayanlar
,
Akdeniz
,
Kuzey Afrika
|
benzer haberler »
23 May 12

Etiketler:
inşaat demiri
,
uzun ürünler
,
İtalya
,
Oman
,
Avrupa
,
Orta Doğu
,
yatırım
,
çelik üretimi
,
Avrupa Birliği
,
Akdeniz
|
benzer haberler »
17 May 12

Etiketler:
inşaat demiri
,
uzun ürünler
,
Türkiye
,
Avrupa
,
Orta Doğu
,
Kuzey Amerika
,
Güney Amerika
,
görüş
,
çelik üretimi
,
Avrupa Birliği
,
Avrupa Birliğinde Olmayanlar
,
Akdeniz
,
Kuzey Afrika
|
benzer haberler »
25 Nis 12

Etiketler:
inşaat demiri
,
inşaat demiri
,
ticari profil
,
ticari profil
,
uzun ürünler
,
uzun ürünler
,
Türkiye
,
Türkiye
,
Cezayir
,
Cezayir
,
İtalya
,
İtalya
,
Tunus
,
Tunus
,
Afrika
,
Afrika
,
Avrupa
,
Avrupa
,
Orta Doğu
,
Orta Doğu
,
tüketim
,
tüketim
,
görüş
,
görüş
,
konferanslar
,
konferanslar
,
inşaat
,
inşaat
,
çelik üretimi
,
çelik üretimi
,
Avrupa Birliği
,
Avrupa Birliği
,
Avrupa Birliğinde Olmayanlar
,
Avrupa Birliğinde Olmayanlar
,
Akdeniz
,
Akdeniz
,
Kuzey Afrika
,
Kuzey Afrika
|
benzer haberler »





önceki haber













