Çarşamba, 08 Eylül 2010         Hakkımızda | Biz Kimiz | Özellikler | Bize Ulaşın
    
Türkçe Italyanca Çince
 
Takip edin  
Get free trialFree membership

Aslanlı Tel: “İhracata ağırlık vermeyi hedefliyoruz”

Etiketler: tel , uzun ürünler , Türkiye , Avrupa , Orta Doğu , çelik üretimi , üretim , görüş , tüketim | benzer haberler »

Tel mamulleri üretiminin öncü firmalarından biri olan Aslanlı Tel, Cumhuriyet tarihi ile yaşıt şirket geçmişinin birikimini, dünya standartlarına uygun üretimleriyle yarınlara taşıyor. Üretimin her basamağını sağlam temeller üzerinde gerçekleştiren şirket, yeni tavlama-galvanizleme hattı ile birlikte, kapasitesini artırmayı ve tüm tüketicilerin ihtiyaçlarına hızlı ve doğru cevap verebilmeyi amaçlıyor.

Aslanlı Tel Sanayi'yi okuyucularımıza tanıtır mısınız?

Aslanlı Tel Sanayi 1992 senesinde Ali Pesen tarafından devralınan, geçmişi 1920'li yıllara dayanan, sektörün köklü, kaliteli ve güvenilir demir tel mamulleri üreten bir firmasıdır. Kullananlar iyi hatırlar eskiden ahşap sandıklarda "Aslan" marka çivi üretilirdi, hani üç kuruş fazla olsun ama "Aslan" marka olsun derlerdi ya büyüklerimiz,  işte Aslanlı Tel Sanayi bu markanın üreticisi ve sahibidir.

Üretimini gerçekleştirdiğiniz ürünler ve çalışma prensipleriniz hakkında bilgi alabilir miyiz?

Her geçen gün tüketicilerin ihtiyaçları gelişmekte ve bu gelişime ayak uydurmak markamızın zorunluluğu haline gelmektedir. Bugün üretimimizde sıcak daldırma galvanizli tel, elektro galvanizli tel, dikenli tel, siyah tel, parlak tel, yüksek karbonlu yaylık tel, inşaat bağ teli, yağlı balya teli, tavlı tel, ara tavlı tel, bakır kaplı tel, doğrultulmuş çubuk tel ve inşaat çivisi üretilmektedir.

Fabrikamızda giren hammaddeden çıkan mamule kadar üretimin her basamağı titizlikle kontrol altında tutulmaktadır. İşletmemizde ISO 9001:2008 kalite yönetim sistemi, ISO 14002 Çevre Yönetim Sistemi ve ISO 18001 İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği sistemi uygulanmaktadır.

Ürünlerinizin hitap ettiği sektörler hangileridir? Hedef pazarlarınız ve ithalat / ihracat oranlarınız hakkında bilgi alabilir miyiz?

Ürünlerimiz çoğunlukla inşaat, çevre güvenliği, beyaz eşya, geri dönüşüm ve tarım sektörleri tarafından kullanılmaktadır. İnşaat sektöründe bağ teli, inşaat çivisi ve dikenli teller ile çevre güvenliği sektöründe panel çit, örgülü kafes teli, gabyon üretiminde kullanılan sıcak daldırma galvanizli tellerimiz kullanılmaktadır. Beyaz eşya sektöründe buzdolapları, fırın, bulaşık makinelerinin raf, ızgara, sepet gibi mamullerin yapımında kullanılan parlak demir tellerimiz ile, geri dönüşüm endüstrisinde karton, naylon, pet, teneke gibi hurdaların balyalanmasında kullanılan yağlı balya tellerimiz tercih edilmektedir. Tarım sektöründe üzüm bağlarında ve seralarda kullanılan galvanizli tellerimiz ile Türkiye'mize hizmet etmekteyiz. Şu an mevcut üretimimizin %25'lik kısmını ihraç etmekteyiz fakat bu oranları arttırma yolunda büyük yatırımlar gerçekleştirmeye devam ediyoruz. Mevcut pazarlarımız öncelikli olarak Avrupa, Afrika ve Orta Doğu olmakla birlikte her geçen gün artan teknolojimiz ve kapasitemiz ile birlikte yeni pazar arayışlarımız hızla devam etmektedir. İthalat oranlarımız şu an için düşük olmakla birlikte tamamlanacak olan yatırımlarımızla bu oranları arttırmayı hedeflemekteyiz.

Hammadde tedarikinde izlediğiniz stratejiler nelerdir? Filmaşin tedarikinde nelere dikkat ediyorsunuz? Yıllık olarak ortalama filmaşin tüketiminiz hangi seviyelerde? Filmaşin tedarikinin ne kadarı iç piyasadan ne kadarı ithalat yoluyla karşılıyorsunuz?

Hammadde tedariki bizim için hayatta kalmamızı ve büyümemizi sağlayan döngünün en önemli parçasıdır. Demir-çelik fiyatları alüminyum, çinko, bakır, gümüş vb. değerli metallerin fiyatlarının belirlendiği Londra Metal Borsası'na (LME) bağlı pek değişmez. Demir-çelik fiyatlarının en belirleyici unsuru arz ve talep dengesidir. Aslında hammadde tedarikinde öncelikli olan malzemeyi hangi fiyattan aldığınızdan çok, hangi zamanda aldığınızdır. Tabi ki de bu durum ekonomik güç ve doğru yorum yapabilme becerisini gerektirir. Bu yorumlamayı doğru yapabilmek için arz-talep dengesini iyi inceleme, Türkiye ve dünya sosyo-ekonomik durumlarına takip etme ve LME'yi iyi yorumlayabilme gerektirir. Doğru zamanlama kazancı ve rekabet gücünü yanında getirecektir.

Aslanlı Tel Sanayi olarak yıllık ortalama 30.000 - 35.000 ton filmaşin tüketimimiz mevcuttur. Yeni yatırımlarımız ile birlikte bu miktarı 2011 yılında 60.000 tonlara çıkartmayı hedeflemekteyiz.

2009 yılında Türkiye, Demir-Çelik üretiminde 25.304.000 ton ile Dünya'da 10.sıraya yerleşmiş olan başarılı bir ülkedir. Aslanlı Tel Sanayi olarak da şartlar uygun olduğu sürece, lokal tedarikçilerimiz bizi desteklediği sürece ithalat oranlarımızı minimal seviyelerde tutup,  her zaman ihracata ağırlık vermeyi hedefleyeceğiz.

Belçika F.I.B firmasına sipariş ettiğiniz "tavlama-galvanizleme" hattının kurulumunu ne zaman tamamlamayı hedefliyorsunuz? Tesis devreye alındıktan sonra ürünlerinizde, kalitenizde ve kapasitenizde yaşanacak değişimleri bizimle paylaşır mısınız?

Teknolojisi ile dünya'da ün salmış olan Belçika asıllı F.I.B. firmasından yeni bir tavlama-galvanizleme hattı satın aldık. Bütün parçaları tesisimize geldi ve Türkiye'de galvanizli tel sezonunun yavaşlaması ile birlikte hattın kurulumuna başladık. 2010 Eylül ayında da kurulumu tamamlayacağız. Bu yatırım ile birlikte dünya standartlarına uygun ticari ve ağır kaplamalı sıcak daldırma galvanizli tel üretebileceğiz. Sadece galvanizli tel üretiminde kapasitemiz yıllık 35.000 tonlara çıkartarak diğer mamullerimizle birlikte yıllık 60.000 tonları yakalamayı hedefliyoruz.

Kapasite artışı sonrası yeni hedef pazarlarınız var mı?

Elbette. Türkiye'de galvanizli tel tüketiminin sezonu ilkbahar ile başlar sonbahar ile yavaşlar fakat Türkiye'de yavaşlayan sezona karşılık mutlaka dünya'nın bir başka ülkesinde hızlanma olacaktır. Malzeme ihtiyacı ve kalite arayışı içerisinde olan bütün ülkeler bizim hedef pazarlarımız olacaktır. Artık dünya yuvarlak olmaktan çıkmaya, dümdüz bir hal almaya başladı. Düşünün, günümüzde internetten birkaç tıklama ile pazar arayabiliyor, bilgi edinebiliyor, müşteri bulabiliyor, konuşabiliyor, malzeme satabiliyor ya da satın alıp parasını o dakika gönderebiliyorsunuz. Ülkeler arası ticaret anlaşmaları imzalanıyor, vizeler kalkıyor, teknoloji her geçen gün daha da gelişiyor, insanlarda yenilik arayışı oluşmaya başlıyor çünkü teşvik ediliyorsunuz. İşte böyle bir dönemde böyle bir yatırım yapmamızın tek sebebi hizmet ve kalite arayışı içerisinde olan tüm tüketicilerin ihtiyaçlarına hızlı ve doğru cevap verebilmek. Dünya standartlarında üretim yapacağımız için hedef pazarımız tüm dünya ülkeleri olacaktır.

Türkiye'nin demir-çelik ihracatı hakkında düşünceleriniz nelerdir? Filmaşin fiyatlarında son dönemde yaşanan inişler ya da genel iniş çıkışlar üretiminizi ve hammadde tedarikinizi nasıl etkiliyor?

Türkiye'nin demir-çelik ihracatı konusunda çok avantajlı ve başarılı bir ülke olduğuna inanıyorum. Öncelikle Avrupa ve Asya'yı birleştiren topraklara sahibiz, üç tarafımız denizler ile kaplı, Avrupa gümrük birliği üyesiyiz, birçok ülkeyle ticaret anlaşmaları yapıyoruz, dünya demir-çelik üretiminde 10. sıradayız, genç nüfusa sahibiz, eğitim seviyemiz her geçen gün artıyor, teknolojiyi kullanıyoruz, yatırım yapıyoruz, rekabeti seviyoruz kısacası gelişen ve büyüyen bir ülkeyiz. İşte bu özelliklerimiz ve daha niceleri Türkiye'yi ihracata teşvik ediyor ve ihracat yapmak bir ihtiyaç haline geliyor.

Filmaşin fiyatları 2010 yılı ilk iki çeyreğinde büyük bir dalgalanma yaşadı. Birkaç hafta içerisinde %25 artış gösterdi, tutunmaya çalıştı fakat arz-talep dengesi buna müsaade etmeyince gerilemek durumunda kaldı. Açıkçası talebin en yüksek olması gerektiği bir dönemde böyle bir gerileme pek beklenmedik bir durumdu. Tüketicilerin birçoğu 2008 senesinde yaşanan hızlı çıkış ve ani inişten büyük deneyimler kazanmış olsa gerek ki alım yapmaktansa stoku tüketip bekleme yolunu seçiyorlar. Bizde bu dönemlerde yüksek miktarlarda alım yapmaktansa ihtiyacımız kadar alımlar yaparaktan geçirmeye çalışıyoruz, temkinli gidiyoruz. Üretimimizi yavaşlatmak ya da kısıtlamak gibi bir düşüncemiz kesinlikle yok.

Nisan ayında gerçekleşen Düsseldorf Tel fuarında standınız vardı. Katılımdan memnun musunuz? Size gelen tepkiler hangi yöndeydi?

Evet katılımdan çok memnun kaldık. Gelen ziyaretçiler ne istediğini bilen, ticarete açık bir topluluktu. Herkeste aynı ihtiyaç hakimdi; daha iyinin arayışı. Aslanlı Tel olarak gelen ziyaretçilere yatırımlarımızdan bahsetmemiz markamıza olan ilgiyi daha da arttırdı. Her iki yılda bir gerçekleşen bir fuar olduğu için yeni makinelerdeki teknolojik gelişmeler de ilgimizi çok çekti.

Türkiye'de artan demir çelik yatırımları hakkında düşünceleriniz nelerdir?

Türkiye'de artan demir çelik yatırımlarına çok seviniyorum çünkü kalite ve kapasite artışına çok ihtiyacımız var. Kendi işimiz açısından konuşursam hammadde tedarikçilerimizin kalitelerindeki artışlar bizim de makinelerimizin hızlarını aynı oranda arttırmaktadır. Bu durum kapasitemizi, ürün kalitemizi arttırmakta, firelerimizi ve maliyetlerimiz de düşürmektedir, böylece uluslararası rekabette biraz adım daha ileri gidebilmekteyiz.

Bir önceki görüşmemizde Avrupa pazarındaki canlanmanın 2010'un ikinci çeyreğinde başlayabileceğini belirtmiştiniz. Bu düşüncenizde herhangi bir değişiklik var mı? Piyasaların geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Kendi pazarımız için konuşursam evet, 2010 ikinci çeyreği itibarıyla Avrupa'da ki müşterilerimizin sipariş miktarlarında artış var fakat beklediğimiz oranlarda değil. Gerek ekonomik güçlükler gerekse kararsız demir-çelik fiyatlarının beklenen artışa izin vermediğini düşünüyorum.

Avrupa piyasalarının geleceğinde yüksek artışlar beklemiyorum çünkü yeni bir yapılanmaya ihtiyaçları yok. Toplumların eğitim düzeyi arttıkça, ekonomik koşullar da zorlaştıkça, iki üç kardeş büyüyen bireyler kendi yaşamlarını kurduklarında tek çocuk sahibi olmayı hatta çocuk bile yapmamayı düşünüyorlar. Bu durum nüfusun azalmasına ve yaşlanmasına sebebiyet veriyor. Böylece yeni yaşam alanları inşa etmekten ziyade mevcut yapıları geliştirmeye, güzelleştirmeye ihtiyaç doğuyor.

Birde bu durumu Afrika veya Orta Doğu ülkeleri için değerlendirelim. Aile planlaması gelişmemiş, evlenen çiftler en az üç dört çocuk yapıyor, eğitim zayıf, devletler petrol sayesinde zengin ve bireylerin ekonomik güçleri çoğunlukla devlet tarafından sağlanıyor. Artan nüfusun yeni yaşam alanlarına ihtiyaçları var ve dolayısıyla yeni bir yapılanma şart. Gelişime ihtiyaç duyan pazarlar. Örneğin Libya‘ da Türk, İtalyan, Japon, Kore vb. inşaat firmaları var. Toplu konutlar inşa ediyorlar, yollar yapıyorlar, alışveriş merkezleri yapıyorlar. Peki Libya'lı inşaat firmaları neden yapmıyor? Çünkü teknik bilgi ve tecrübe anlamında yeterli değiller ve çalışmayı sevmiyorlar dolayısıyla dışarıya bağlılık söz konusu. İşte bu durumda Orta Doğu ve Afrika ülkelerini günümüzün altın pazarları haline getiriyor. Avrupa pazarının tam aksine kaliteyi değil, ucuz fiyatı arıyorlar. Çinli üreticiler bu durumun farkında ve bu pazarlara saldırmışlar. Bugün Çinli üreticilerle fiyat anlamında rekabet etmek çok zor fakat bu ülkelerle ticaret anlaşmaları yapılırsa ve gümrük vergilerinde daha cazip oranlar sunulursa Türk demir-çelik üreticilerinin Çin mallarını Orta Doğu ve Afrika ülkelerinden silmesini an meselesi olarak görüyorum. Çünkü bu ülkeler Türk mallarını seviyorlar, güveniyorlar ve yine kendileri gibi Müslümanlarla çalışmayı istiyorlar.

Türk demir-çelik sektörünün geleceği çok açık, yatırımları durdurmamak, her geçen gün kaliteyi ve kapasiteyi arttırmanın yollarını aramak, birbirimize destek olmak ve bir adım sonrasını düşünerek hareket etmek gerekiyor. Kesinlikle sadece Türkiye ile sınırlı kalmamalıyız, sahip olduğumuz değerlerin farkına varıp bunları dış ülkelere de göstermeliyiz. Biz Aslanlı Tel Sanayi olarak üzerimize düşen vazifeyi en doğru, en dürüst şekliyle, hizmette ve kalitede ödün vermeden yapmaya hazırız. Göreceksiniz yakın zamanda "Aslanlı" markasını uluslararası pazarlarda da kalitesiyle, dürüstlüğüyle ve hizmet anlayışıyla en üst seviyelere getireceğiz.


Geri Tüm Röportajlar

Son Tarihli İlgili Haberler



Prime
 
 
SSL     Copyright © SteelOrbis Elektronik Pazaryeri A.Ş.
    Tüm hakları saklıdır